İletişimsizlik de Bir İletişim Biçimidir

Güncelleme tarihi: 31 Ağu

İş yerinde biriyle iletişim kurmamaya çalıştığınızda aslında ona bir mesaj vermeye başlamış olursunuz. Siz konuşmadığınızı bilirsiniz; büyük olasılıkla karşınızdaki kişi de aradaki mesafeyi fark eder. Sessizlik, kaçınma ve görmezden gelme de karşı tarafça anlamlandırılır.
Başka bir ifadeyle, iletişim yalnızca söylediklerimizden oluşmaz. Söylemediklerimiz ve yapmadıklarımız da ilişkilerimiz üzerinde etkili olur.
Koçluk çalışmalarımda sık karşılaştığım konulardan biri, yöneticilerin ve çalışanların iletişim kurmakta zorlanmalarıdır. Özellikle hiyerarşinin bulunduğu ilişkilerde konuşmak daha güç hâle gelebiliyor.
“Ya beni beğenmezse?”
“Söylediklerimi olumsuz değerlendirirse ne olur?”
“Ya onun gözünde yetersiz görünürsem?”
Bu tür kaygılar bazen kişinin düşüncelerini açıkça ifade etmesini, soru sormasını veya geri bildirim istemesini engelleyebiliyor. Kişi kendisini korumaya çalışırken görünürlüğünü ve katkısını da azaltabiliyor.
Ardından başka düşünceler ortaya çıkabiliyor:
“Yöneticim beni görmüyor.”
“Herkesle iletişim kuruyor ama benimle kurmuyor.”
“Bana karşı bir önyargısı olmalı.”
Oysa bu yorumların gerçeği ne ölçüde yansıttığını, karşımızdaki kişiyle konuşmadan bilemeyiz. Yaşanan durum kişinin kendi davranışlarından, yöneticinin tutumundan, aralarındaki ilişkiden veya kurumun iletişim ortamından kaynaklanabilir. Bu nedenle hemen kendimizi ya da karşımızdakini suçlamak yerine durumu anlamaya çalışmak daha yararlıdır.
Şu sorularla başlayabiliriz:
Görülmediğimi düşünmeme yol açan somut davranışlar neler?
Ben bu ilişkide nasıl davranıyorum?
İletişim kurmamı engelleyen kaygılarım veya varsayımlarım var mı?
Karşımdaki kişinin bakış açısını öğrenmek için ne yapabilirim?
İhtiyacımı açık ve doğrudan ifade edebilir miyim?
Geri bildirim istemek de bu sürecin önemli bir parçasıdır. Ancak geri bildirimin yararlı olabilmesi için yalnızca istenmesi yetmez; açık, somut ve güvenli bir ortamda verilmesi gerekir.
Gözlerimiz çevremizdeki pek çok şeyi görür fakat kendimizi doğrudan görebilmek için bir yansımaya ihtiyaç duyarız. Başkalarının gözlemleri bize bu yansımayı sağlayabilir. Yine de her geri bildirim mutlak gerçek değildir. Onu dinlemek, değerlendirmek ve kendi deneyimimizle karşılaştırmak gerekir.
Bazen iletişimi geliştirmek için atılacak ilk adım yalnızca şudur:
Sessizliğin karşı tarafa hangi mesajı verdiğini fark etmek.




Yorumlar